mIRCLove.Gen.tr ‘Cinsel’


Universitelilerin Sex Hayati

Sizce üniversiteli gençler, zannedildiÄŸi gibi cinsel yaÅŸamlarında gittikçe daha da özgürleÅŸiyor ve cinselliÄŸi Avrupa’daki yaşıtları gibi mi yaşıyorlar? Yoksa durum tam tersi mi? 1982 yılında Prof. Dr. Aysel EkÅŸi’nin yaptığı araÅŸtırmadan bugüne neler deÄŸiÅŸti? Bu sorunun yanıtını bulmak için en son yapılan araÅŸtırmaları derledik. İşte ilgi çekecek sonuçlar.

Son yıllarda, herkesin dilinde üniversite gençliÄŸinin cinselliÄŸi oldukça özgür yaÅŸadığı, ilk cinsel deneyim yaşınınsa tıpkı Avrupa ülkelerindeki gibi düştüğü dolaşıyor. Peki bu ne ölçüde doÄŸru? Bu sorunun yanıtını aramak üzere yola çıktık ve İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü GeliÅŸim Psikolojisi Anabilim Dalı BaÅŸkanı Yrd. Doç. Dr. Gül Åžendil, araÅŸtırma görevlisi Özgün KızıldaÄŸ ve İdil Kaya Balkan’ın, üniversite öğrencilerinin cinsellikle ilgili bilgi, tavır ve deneyimlerini inceleyen bir çalışmasına ulaÅŸtık. 2004 yılında yapılan bu çalışma İstanbul Üniversitesi’nin farklı bölümlerinde okuyan ve yaÅŸ ortalamaları 21 olan 236′sı kız, 96′sı erkek olmak üzere, toplam 332 öğrencinin cinsel deneyimleri, cinsellikle ilgili konulardaki davranışları ve cinsellikle ilgili kavramlar hakkında ne derece bilgi sahibi olduklarını ortaya koyuyordu. Ayrıca Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yüksek Lisans öğrencisi Pınar İlik’in üniversitelilerin cinsel yaÅŸamı üzerine topladığı veriler de bize yol gösterdi. Sonuçta en çarpıcı örnekleri topladık ve ilginizi çekeceÄŸine inandığımız bir haber yaptık…

25 yılda kızların cinselliği yaşama oranı 6 kat artmış

İstanbul Üniversitesi’nde okuyan öğrenciler ile yapılan araÅŸtırmada; gençlerin yüzde 35′inin, yani her 10 gençten 4′ünün cinsel iliÅŸki yaÅŸadıkları tespit edildi. Cinsiyetlere göre bakıldığında ise kızların yüzde 23.3′ünün, erkeklerin ise yüzde 64.2′sinin cinsel iliÅŸki yaÅŸadıklarını belirttikleri ortaya kondu. Biraz geriye gidersek; Prof. Dr. Aysel EkÅŸi’nin İstanbul Üniversitesi öğrencileriyle 1982 yılında yaptığı bir çalışmada, cinsel iliÅŸki deneyimi yaÅŸama oranlarının kız öğrencilerde yüzde 3.7, erkek öğrencilerde ise yüzde 38.4 olduÄŸu saptanmıştı. Aradan geçen 25 yıl içerisinde gelinen noktaya bakıldığında, kızların cinsel iliÅŸki yaÅŸama oranında neredeyse 6 kat, erkeklerin cinsel iliÅŸki yaÅŸama oranında ise yaklaşık 2 kata yakın bir artış olduÄŸu görülüyor. Ayrıca gençlerin ilk cinsel iliÅŸkiyi ortalama 17.8 yaşında deneyimledikleri saptanmış. Toplumumuzun geleneksel yapısının evlilik öncesi cinsel iliÅŸkiyi kabul etmemesine raÄŸmen, cinsel iliÅŸkiye girme oranındaki artış ve yine cinsel iliÅŸkiye girme yaşındaki düşüş, bu konudaki geleneksel deÄŸerlerin gençler arasında giderek daha az benimsendiÄŸini gösteriyor.


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Kac Erkek Arkadasiniz Oldu

Yoksa siz de çoÄŸumuz gibi, toplum tarafından yadırganma kaygısıyla kaç erkekle cinsel deneyiminiz olduÄŸunu sır gibi saklamayı mı tercih ediyorsunuz? Bu ay hayatlarına kaç erkek girdiÄŸini açıkça itiraf eden 4 kadınla konuÅŸtuk. YaÅŸadıkları iliÅŸkilerin avantajları ve dezavantajlarını ise Uzman Psikolog Treysi Kazmirci yorumladı…

0 Partner

Meslek: Bankacı
YaÅŸ: 35
Medeni durumu: Bekar
Uzun süren ancak cinsel birleşme olmayan ilişki sayısı: 4
Tek gecelik iliÅŸkiler: Yok
Tek eÅŸliliÄŸi benimsiyor mu? Evet
İlk gece ilişkiye giriyor mu? Hayır

KulaÄŸa pek inandırıcı gelmese de, 35 yaşındayım ve hala bakireyim. Cinsel iliÅŸkiye girmemiÅŸ olmam sizi yanıltmasın, ne tutucu bir kadınım, ne de fiziksel bir sorunum var. Hatta, erkekler tarafından oldukça beÄŸenildiÄŸimi düşünüyorum. Bugüne kadar dört erkek arkadaşım oldu. Onlarla elbette küçük çapta cinsel deneyimler yaÅŸadım. Fakat partnerlerim ne zaman cinsel iliÅŸkiye girmeye kalksalar, hemen tüm vücudum kasılmaya baÅŸlıyordu. Böyle olunca da ön seviÅŸmeyi yarıda kesmek zorunda kalıyorduk. Åžu ‘bakirelik’ sorunundan bir an önce kurtulmak istiyorum ama her seferinde zihnime iÅŸlemiÅŸ olan yanlış telkinler devreye giriyor. Ah ÅŸu ailem yok mu, cinselliÄŸi doyasıya yaÅŸayamamamın tüm sorumlusu onlar aslında. Genç kızlık dönemimde annem sürekli, ‘Erkeklerle fazla yakınlaÅŸma. Ancak kötü kızların erkek arkadaÅŸları olur. Kızlık zarı, bir kadının en deÄŸerli hazinesidir. Bu yüzden de evlenmeden önce asla cinsel iliÅŸkiye girmemelisin’ diyerek bana manevi baskı yapıyordu. Evde daima otoritesini hissettiren, bana sevgisini ifade etmekte her daim kaçınan babamla da hiçbir zaman yakın ve duygusal iliÅŸki kuramamıştım. Ailem benim okumamı istemedi. Onlara göre evde oturup, müstakbel beyaz prensimi beklemeliydim. Ben öyle yapmadım, önce üniversiteyi kazandım, ardından çalışmamı istemeyen ailemi karşıma alarak iÅŸ hayatına atıldım. Ama uzunca bir süredir kendimi ‘özgür’ bir kadın olarak görsem de nafile, seviÅŸirken ‘cinsel iliÅŸki’ noktasına geldim mi, yıllarca bilinçaltıma iÅŸleyen bu saçma sapan düşünceden bir türlü kurtulamıyorum. Artık buna bir son vermeliyim. Ne yapsam da kurtulsam? Bir psikolog sorunuma çözüm bulabilir mi?

Uzman yorumu

‘Vajinismus sorunu olabilir’
Burada tam anlamıyla bir avantaj veya dezavantajdan bahsetmek zor, çünkü kadın aslında cinsel birleÅŸmeyi istemesine raÄŸmen yaÅŸayamadığından bahsediyor ve elbette görüşmeden kesin bir tanı konulamasa da olası bir vajinismus vakası. Anlatılan öyküde, öğretilen deÄŸerlerin ne kadar ciddi sonuçları olduÄŸunu görüyoruz. Mantığıyla ona öğretilen deÄŸerleri ‘yanlış’ olarak deÄŸerlendirse de, bu deÄŸerler vücudunda kasılmalarla sonuçlanacak kadar güçlü bir etkiye sahip. Muhtemelen kadının hem cinsel birleÅŸmeye girebilmesi hem de yaÅŸadığı cinsellikten keyif alabilmesi için, partneriyle birlikte, bir cinsel terapi sürecinden geçmesi gerekiyor.

8 Partner

Meslek: Doktor
YaÅŸ: 30
Medeni durumu: Bekar
Uzun süren ilişki sayısı: 3
Tek gecelik iliÅŸkiler: 5 kez
En uzun ilişki süresi: 5 yıl
Tek eÅŸliliÄŸi benimsiyor mu? Evet
İlk gece ilişkiye giriyor mu? Birkaç kez birlikte olmuş.

ugüne kadar 8 erkekle birlikte oldum. İlk aÅŸkımla evliliÄŸim tam 5 yıl sürdü. Ona deliler gibi aşıktım. Fakat, genç yaÅŸta kalp hastası olduÄŸu için ereksiyon sorunu yaÅŸadığı gibi, ön seviÅŸme konusunda pek de baÅŸarılı deÄŸildi. Ayrıca, sanırım aramızda yeterince ten çekimi olmadığı için de yatakta pek mutlu deÄŸildim. EÅŸimi aldatmak ya da terk etmek ise söz konusu olamazdı. Çünkü eÅŸimi o kadar çok seviyordum ki gözüm baÅŸka hiçbir erkeÄŸi görmüyordu. Zaten, onu cinsel açıdan güçlü olmadığı için terk etmeye vicdanım da asla el vermezdi. Sonrasında ne mi oldu? EÅŸimin tek gecelik iliÅŸkisini yakaladım ve soluÄŸu mahkemede aldım. Belki, yatak odamızda dolaÅŸan kara gölgelerin nedeninin ondan kaynaklanmadığını kendine ispat etmek amacıyla böyle bir yola baÅŸvurmuÅŸtu. Ancak benim özverim karşısında sergilemiÅŸ olduÄŸu bu hatayı kabul edemezdim. EvliliÄŸimi noktaladıktan altı ay sonra yeni bir iliÅŸkiye baÅŸladım. İşte o zaman, tutkulu bir seviÅŸmenin insanın ayaklarını nasıl yerden kestiÄŸine tanık oldum. O durgun kadın gitmiÅŸ, yerine tutkulu, aktif ve ne istediÄŸini bilen çılgın bir kadın gelmiÅŸti. Fakat, ruhsal açıdan yeni bir iliÅŸkiye henüz hazır olmadığımı fark edince, 2 ay süren iliÅŸkimi noktalamak zorunda kaldım. Ardından beÅŸ kez, alkol aldığım partilerde veya sanal ortamda tanıştığım erkeklerle tek gecelik veya adı konulmayan iliÅŸkiler yaÅŸadığımı da itiraf etmeliyim. Üç yıl önce ise tekrar ciddi bir iliÅŸkiye doÄŸru yelken açtım: Erkek arkadaşımın teninden oldukça etkileniyorum. Birbirimize her fırsatta tutkuyla dokunuyor, hani derler ya ‘çılgınlar gibi’ iÅŸte biz de öyle seviÅŸiyoruz. Bu güzel birlikteliÄŸimizi önümüzdeki aylarda evlilikle sonuçlandırmak istiyoruz.

Uzman yorumu

‘CİNSELLİĞİNİ KEÅžFETMİŞ’
Bu öyküde cinsel deneyimlerini paylaşan kadın, cinselliğini zamanla, çeşitli ilişkilerle keşfetmiş. Hatta belki de bunların sonucunda şimdiki tatminkar ilişkiyi yaşayabiliyor. Deneyimleriyle barışık olduğu ve bunları kendi isteğiyle, bilinçli seçimlerle yaşadığı için burada fazla bir dezavantajdan bahsetmek mümkün değil


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​